Bağlantılı arabalar: Car to X teknolojisi nedir ve nasıl çalışır?

Redacción     23 March 2020     4 min.
Bağlantılı arabalar: Car to X teknolojisi nedir ve nasıl çalışır?

Car to X teknolojisi, otomotiv sektöründeki en büyük yeniliklerden biridir; bu nedenle ne olduğunu ve nasıl çalıştığını anlatıyoruz

Yollarda daha yüksek bir güvenlik sağlamak hem resmi kurumlar hem de markalar için temel bir önceliktir. Bu nedenle her iki taraf da yollardaki kaza oranını düşürmek ve elbette trafik kazalarında hayatını kaybeden insan sayısını azaltmak için birlikte çalışmalıdır.

Bu konuda en gelişmiş yöntemlerden biri, arabaları kazalardan kaçınmak için birbirine bağlayan Car to X teknolojisidir. Bu teknoloji geliştirilmeden önce akla gelen soru şuydu: Yolda aniden ortaya çıkan bir tehlike hakkındaki bilgi, mümkün olduğunca hızlı nasıl iletilebilir?

Diyelim ki yolda giderken tehlikeli olabilecek bir çukur ya da özellikle kaygan bir yol kesimiyle karşılaşıyoruz. Arkadan gelen araçları uyarıp dikkatli olmalarını sağlamak harika olurdu, değil mi? İşte Car to X teknolojisinin tam olarak yaptığı iş budur.

Daimler gibi bazı üreticiler bu teknoloji üzerinde yıllardır çalışıyor. Ancak mantıklı olan, yalnızca tek bir markanın araçları arasında çalışması değil, çok daha küresel olması ve arabanın markasına göre ayrım yapmamasıdır.

Ayrıca bu teknoloji, otomotiv sektöründe 5G ağının devreye girmesiyle daha da önem kazanacak. Bu yeni iletişim dili süreçleri önemli ölçüde kısaltacak ve Car to X gibi sistemlerin en iyi şekilde çalışmasını sağlayacak.

https://www.youtube.com/watch?v=g0ru4QAiXDA

Car to X sistemi nasıl çalışır?

Car to X teknolojisi, topladığı verileri mobil ağ üzerinden bir sunucuya gönderir; sunucu bu verileri işleyip daha sonra diğer araçlara iletir. Beklenmedik bir durum olduğunda, aracın kameraları ve sensörleri anormallikleri algılar, analiz eder ve araçların navigasyon haritasını günceller.

Örneğin bir trafik kazası tespit edildiğinde, bu yolu ilk geçen araç durumu kaydeder ve aynı kesimden geçecek diğer araçlara bilgiyi aktarır. Böylece sürücüler uyarılmış olur ve olaya karşı önlem alabilir.

Aracın kameraları, sensörleri ve mobil ağıyla çalışmasının yanı sıra, Car to X iletişimi aracın kendi güvenlik asistanlarıyla birlikte çalışır. Dolayısıyla algılanan ya da alınan duruma bağlı olarak elektronik stabilite kontrolünü, yağmur ya da ışık sensörlerini veya acil servis çağrılarını devreye sokabilir.Audi Networks With Traffic Lights In Düsseldorf

Car to X, araçların trafik ışıklarıyla konuşmasına olanak tanıyacak

Bir diğer ilginç nokta da, bu teknolojiyle donatılmış araçların trafik ışıklarıyla iletişim kurabilmesidir. Böylece araç, hız sınırlarını aşmadan bir sonraki ışıklı kavşaktan yeşil ışıkta geçip geçemeyeceğini sürücüye bildirecektir.

Eğer yetişilemeyecekse, araç yeşile dönmesine kalan süreyi geri sayımla gösterecektir. Bu sayede sürücü kalan mesafeyi daha iyi yönetebilir ve gazdan daha erken ayağını çekerek hatta yakıt tasarrufu yapmasını sağlayabilir. Bu teknolojiden daha önce bahsetmiştik; şimdi de arabaların trafik ışıklarına nasıl bağlandığını anlatıyoruz.

Bu teknolojinin özellikle yararlı olabileceği bir diğer alan ise otoparklardır. Bu durumda araç, bir park yerinden ayrıldığını diğerlerine bildirir; böylece kalabalık bir alışveriş merkezinde boş yer bulma zahmetli süreci, Car to X teknolojisi sayesinde çok daha kolay hale gelir. Kuşkusuz tüm bunlar bizi hareketliliğin geleceğine: otonom sürüşe bir adım daha yaklaştırıyor.

Sonuç olarak bu tür gelişmeler karayolu güvenliğini önemli ölçüde iyileştirecek. Yine de bu kadar teknolojiye karşı dikkatli olmak gerekir; çünkü yeni multimedya sistemlerinin, sürüş güvenliğini alkolden hatta esrardan bile fazla azaltabileceği zaten kanıtlanmıştır.

Comentarios cerrados