Hidrojen yakıt hücreli fişe takılabilir elektrikli panel vanlar: Stellantis Grubu'nun bahsi

Antonio Roncero    @roncero_antonio    5 April 2021     3 min.
Hidrojen yakıt hücreli fişe takılabilir elektrikli panel vanlar: Stellantis Grubu'nun bahsi

Stellantis’in yeni nesil panel vanları, fişe takılabilir bataryalı ve bir hidrojen yakıt hücresi içeren elektrikli bir tahrik sistemi kullanacak

Stellantis Hidrogeno 3

Stellantis Grubu’nda durum çok açık: kullanım biçimine bağlı olarak, hafif ticari araç (LCV) müşterilerinin tamamı elektrikli tahrike geçemeyecek. Stellantis’e göre ticari araç kullanıcılarının esas olarak üç şeye ihtiyacı var:

  1. Sıfır emisyonlu araçlar; çünkü bunların büyük çoğunluğu kentsel ve banliyö bölgelerinde çalışıyor ve yüksek menzil sunabilmeleri gerekiyor.
  2. Kısa yakıt ikmali veya şarj süreleri; çünkü faaliyetleri şarj için uzun süre durmaya izin vermiyor.
  3. Yüksek yük kapasitesinin sağladığı işlevselliğin korunması

Hidrojen yakıt hücresine dayanan Stellantis çözümü, bu üç gereksinimi şu özelliklerle karşılıyor:

  • Termik versiyonlarla aynı yük kapasitesine sahip ticari araçlar
  • Hızlı yakıt ikmali: yaklaşık 3 dakika
  • 400 km’nin üzerinde menzil WLTP.

Bunu nasıl başardıklarına bakalım; Citroën Jumpy, Peugeot Expert veya Opel Vivaro gibi panel vanlar temel alınarak.

Stellantis’in hidrojen panel vanları nasıl çalışır

Stellantis, şimdiye kadar kullanılan yakıt hücresi sistemlerinden farklı bir mimari geliştirdi; bunu “Full-Power” olarak adlandırıyor. Bu sistemde büyük ve güçlü bir hidrojen yakıt hücresi ile seyir sırasında şarj olan küçük bir batarya kullanılıyor. Hidrojen yakıt hücresi aracın hareket ettirdiği elektrik motorunu beslemek için araç içinde elektrik üretiyor. Örneğin Hyundai Nexo ve Toyota Mirai bu şekilde çalışıyor.

Stellantis Hidrogeno 1

Daha az yaygın olan diğer seçenek ise “Range-extender” sistemi: büyük kapasiteli bataryaya sahip elektrikli araçlar; burada küçük bir yakıt hücresi bataryaya enerji sağlayan menzil uzatıcı görevi görüyor. Bu durumda yakıt hücresi sistemi, elektrik motorunu besleyip aracı hareket ettirecek güçte değil.

Stellantis’in tercihi ise yukarıdaki iki sistemin arasında yer alan “Mid-Power” sistemi. Burada orta güçte bir yakıt hücresi ve grubun Citroën C5 Aircross PHEV, Peugeot 3008 PHEV ya da Opel Grandland X PHEV gibi fişe takılabilir hibrit SUV’larında kullanılanlara benzer bir batarya kullanılıyor.

Geliştiriciler çeşitli avantajlar öne sürüyor. Örneğin sistem daha kompakt ve geleneksel bir panel vanın motor kaputu altına, termik motorun yerine yerleştirilebiliyor. Hidrojen tankları ise elektrikli bir araçta bataryanın normalde yerleştirildiği zemin altına konuyor.

Stellantis Hidrogeno 2

Ayrıca bu çözümle sistem her zaman gerekli gücü sağlayabiliyor: gerektiğinde ön koltukların altındaki batarya, tekerlekleri döndüren elektrik motoruna, yakıt hücresinin ürettiğine ek olarak gereken enerjiyi sağlıyor.

Son olarak, batarya, elektrik şebekesine bağlanarak şarj edilebiliyor ve fişe takılabilir hibrit araçlarda olduğu gibi elektrikli modda yaklaşık 50 km menzil sunacak kapasiteye sahip.

Ana ortaklar: Faurecia ve Symbio

Sistemin temel bileşenlerinin geliştirilmesi için Stellantis iki üst düzey ortakla çalışıyor: Faurecia ve Symbio. Faurecia, 700 bar basınçta 120 litreye kadar hidrojen depolayabilen tankların tedarikinden sorumlu olacak. Symbio ise kompakt yakıt hücresi sisteminin Fransa’nın Lyon kentindeki tesislerinde üretilmesinden sorumlu olacak.

Stellantis Hidrogeno 4

Bu teknolojiyle ticari araçların montajı 2021 sonundan itibaren, Stellantis’in Hidrojen Yetkinlik Merkezi’nin de bulunduğu Almanya’daki Rüsselsheim tesislerinde başlayacak.

 

Deja un comentario